• Bütün ürünler “yeni nesil”dir. Eski nesli kullananlar aile büyüklerimizdir.
• Bütün markalar “bir üründen çok daha fazlasını” sunar. Ürünün kendisini almak isteyenler de fazlasıyla birlikte almak zorundadır.
• Bütün indirimler “kaçırılmayacak fırsat”tır. Kaçıranlara ertesi gün yeni bir fırsat verilir.
• Bütün kampanyalarda “son günler” yaşanır. Kampanyaların ilk günlerine pek rastlanmaz.
• Bütün fiyatlar “...’dan başlayan” fiyatlardır. Reklamda gördüğümüz ürün genellikle oradan başlamaz.
• Bütün büyük indirimler büyük harflerle, koşulları küçük harflerle yazılır.
• Bütün bankalar “hayallerinizin yanındadır”. Ödeme günü geldiğinde sizi de yanlarında görmek isterler.
• Bütün alışveriş uygulamalarında harcadıkça kazanılır. Hiç harcamayanların bu işten bir kazancı yoktur.
• Bütün markalar “sizi düşünür”. Düşüncelerini de gün içinde birkaç kez bildirimle iletirler.
• Bütün teklifler “size özel”dir. Aynısı eşinize gelmişse o da ona özeldir.
• Bütün teknolojik ürünler hayatı kolaylaştırır. Bunun için önce bir hesap oluşturmak gerekir.
• Bütün cihazlar artık “akıllı”dır. Evde bir şeyin nasıl çalıştığını anlayamayan tek kişi sahibidir.
• Bütün yeni özelliklerde yapay zekâ vardır. Daha önce “otomatik” denilen bazı şeyler de bu vesileyle terfi etmiştir.
• Bütün telefonlar profesyonel fotoğraf çeker. Reklamdaki örnek fotoğrafı da zaten bir profesyonel çekmiştir.
• Bütün elektrikli süpürgeler evde siz yokken çalışır. Siz evdeyken çekilen sıkıntılar reklamın konusu değildir.
• Bütün temizlik ürünleri “en zorlu lekeleri” çıkarır. Kolay lekeler kendi imkânlarıyla mücadele eder.
• Bütün deterjan reklamlarında çocuklar üstlerini kirletmekte özgürdür. Anneleri de bundan son derece memnundur.
• Bütün kozmetik ürünlerinin etkisi “gözle görülür”dür. Yine de görülmesi gereken yerler oklarla gösterilir.
• Bütün kremler zamanla yarışır. Kavanoz küçüldükçe iddiası büyür.
• Bütün gıda reklamlarında mutluluk sofrada başlar. Bulaşıklar başlamadan reklam biter.
• Bütün çikolatalar küçük bir kaçamaktır. Kimden kaçıldığı açıklanmaz.
• Bütün kahveler bir molayı hak ettiğimizi söyler. Hiçbiri işin başına dönmemizi istemez.
• Bütün konut projeleri doğanın içinde, şehrin merkezindedir. İki yer arasındaki mesafe reklamda kaldırılmıştır.
• Bütün konut projelerinde hayat yeniden başlar. Eski taksitlerin durumu ayrıca görüşülür.
• Bütün otomobiller reklam boyunca bomboş yollarda gider. Diğer otomobiller kendi reklamlarının çekimindedir.
• Bütün markalar geleceği düşünür. Bizden beklenen, bugün satın almamızdır.
• Tanıtılan bütün ürünler “çok sorulmuştur”. Soranları görmeyiz, cevapları her gün karşımıza çıkar.
• Bütün reklam videolarında önce “Normalde böyle şeyler paylaşmam ama…” denir. Normal zamanlara denk gelmek zordur.
• Bütün ürünlerle bir süredir “aşk yaşanır”. Bir sonraki iş birliğinde yeni bir ilişkiye başlanır.
• Bütün paketler heyecanla açılır. İçinden ne çıkacağı, paketi açan dışında herkes için sürprizdir.
• Bütün ürünler “iyi ki almışım” ürünüdür. “Niye aldım ben bunu?” ürünlerinin bağlantısı paylaşılmaz.
• Bütün öneriler samimidir. Samimiyetin indirim kodu açıklamadadır.
• Bütün indirim kodları takipçilere özeldir. Takip etmeyenlerin de kullanabildiği olur ama onlar bu yakınlığı hissedemez.
• Bütün günlük rutinler kendiliğinden gelişir. Kamera önceden uygun yere yerleştirilmiştir.
• Bütün “filtresiz” paylaşımlar için önce uygun ışık bulunur.
• Bütün ürünler hayat kurtarır. Çekmece düzenleyicilerinin bile birkaç hayat kurtarmışlığı vardır.
• Bütün tavsiyeler “Buna ihtiyacınız olduğunu bilmiyordunuz” diye başlar. Biz de o ana kadar eksikliğini hissetmeden yaşamışızdır.
• Bütün olaylar “hareketli dakikalar” yaşatır. Saatlerce sürse de dakikalar olarak kalır.
• Bütün tartışmalarda “ortalık bir anda karışır”. Karışıklığın hazırlık aşaması yoktur.
• Bütün kavgaların sebebi başlangıçta bilinmez. Buna karşılık nasıl büyüdüğü ayrıntılı biçimde bilinir.
• Bütün yangınlarda alevler “geceyi aydınlatır”. İtfaiye ekipleri ise “seferber olur”.
• Bütün sağanaklarda cadde ve sokaklar “göle döner”. Yağmurun yalnızca ıslattığı sokaklar habere alınmaz.
• Bütün kar yağışlarında şehir “beyaz gelinliğini giyer”. Aynı şehir yazın da sıcaktan kavrulur.
• Bütün sıcak hava dalgaları “kavurucu”, bütün soğuklar “dondurucu”dur. Havanın makul olduğu günler başka haber bulunur.
• Bütün lodoslarda vatandaşlar “yürümekte güçlük çeker”. Rahat yürüyen vatandaşın görüntüsü kullanılmaz.
• Bütün bayram yolculuklarında yollar “çileye döner”. Dönüşte de aynı çile ters yönde yaşanır.
• Bütün fiyat artışları “cep yakar”. İndirimler “yüz güldürür”. Ekonomi vücudun çeşitli bölgelerinden takip edilir.
• Bütün yeni açıklamalar “dikkat çeker”. Dikkat çekmeyen açıklamalar zaten açıklama olarak değerlendirilmez.
• Bütün önemli açıklamalar “peş peşe gelir”. Aralarında ne kadar süre olursa olsun bir sıra ilişkisi kurulur.
• Bütün sessizlikler bir gün “bozulur”. Konuşan kişi yalnızca konuşmuş sayılmaz.
• Bütün bekleyişler “nefesler tutularak” sürdürülür. Sonuç açıklandığında kimseye oksijen verilmez.
• Bütün beklenmedik gelişmeler “şoke eder”. Biraz beklenenler de “şaşırtır”.
• Bütün ilginç görüntüler “görenleri hayrete düşürür”. Hayrete düşmeyenlerin görüşüne başvurulmaz.
• Bütün kurtarılan hayvanlar “rahat bir nefes alır”. Bu bilgi kendilerinden teyit edilmez.
• Bütün kayıp eşyaların sahipleri eşyalarına “kavuşur”. Şemsiyeyi teslim almak küçük bir vuslat sayılır.
• Bütün mahalle sakinleri olay üzerine “sokağa dökülür”. Evde kalanların mahalleyle ilgisi kesilir.
• Bütün tartışmalı görüntüler sosyal medyayı “ikiye böler”. Üçüncü bir görüşe yer kalmaz.
• Bütün dikkat çeken paylaşımlara yorum “yağar”. Üç yorum da olsa meteorolojik ifade değişmez.
• Bütün tepki çeken olaylarda tepkiler “çığ gibi büyür”. Haberin sonunda büyümenin hangi aşamada olduğu söylenmez.
• Bütün merak edilen soruların cevabı “işte” diye başlar. Cevaba ulaşana kadar birkaç başka şey de gösterilir.
• Bütün yeni ayrıntılar “ortaya çıkar”. Daha önce ortada olanlar bir sonraki haberde yeniden ortaya çıkabilir.
• Bütün meselelerde “gözler” bir yere “çevrilir”. Ardından “kulaklar” gelecek açıklamada olur.
• Bütün kritik görüşmelerde bir şey “masaya yatırılır”. Görüşme bitince de “masadan ne çıktığına” bakılır.
• Bütün vatandaşları ilgilendiren haberlerin başlığında “Milyonları ilgilendiriyor!” yazar. İçeride hangi milyonlardan olduğumuzu öğreniriz.
• Bütün emeklilere bir haber vardır. Haberin emeklinin kendisine olup olmadığı içeride anlaşılır.
• Bütün değişikliklerde “yeni dönem” başlar. Eski döneme veda edilmez.
• Bütün sıradan nesnelerin “meğer” başka bir kullanımı vardır. Biz yıllarca boşuna asıl işinde kullanmışızdır.
• Bütün evlerde bir şey “sakın çöpe atılmamalıdır”. Haberleri düzenli takip edenlerin evinde yer kalmaz.
• Bütün alışkanlıklarımızın birini “yıllardır yanlış yapıyoruzdur”. Doğru yaptıklarımız haber değeri taşımaz.
• Bütün basit çözümler “Bu yöntemi kimse bilmiyor” diye sunulur. Altındaki yorumlarda herkes büyükannesinin yaptığını söyler.
• Bütün başarılı yöntemlerde “sadece bir kaşık” yeterlidir. Kaşığın içindekini öğrenmek için sayfanın sonuna gitmek gerekir.
• Bütün değişimler “görenleri şaşkına çevirir”. Özellikle yıllar içinde büyüyen çocuklar büyük şaşkınlık yaratır.
• Bütün ünlülerin eski fotoğraflarında “şimdiki hâlinden eser yoktur”. Fotoğrafın eski olmasının bunda payı olabileceği düşünülmez.
• Bütün haberlerin bir “bomba ayrıntısı” vardır. Ayrıntı bazen bir kişinin bir yere ayakkabıyla gitmiş olmasıdır.