nisan kumru Nisan Kumru NİSAN KUMRU nİSAN kUMRU nisankumru NİSANKUMRU
 

 Ana sayfa | Hakkımda | Basında | Eserler | İletişim | Radyo günleri | Yazılarım

 
     
  Yazılarım  
     
 

MAKRO EKONOMİST MEVLÜT EFENDİ’NİN  ANILARI VE KÜLTÜR-Ü KONYA

 

Geçen günü bir düğün pilavına gittiydim. Pilav ne mi?...Bilmen mi len sen pilavı?.... He dur annatayın. Şimdi guzum önce ne gelir Gonyada? İlkönce yoğurt çorbası gelir, anaoov. İçine bir de bu sefer nohut da koymuşlar, üstüne cossadanak şöööle nanelice, tereyağlıca da dökmüşler meyanesini, Anaov anov. İçtik  çorbayı. Ama hiç ekmek kullanmıyorum, nedii? Çünkü çok arka arkasına yemek geldiği için, Gonya’da düğün yimeklerinde ekmek yiyenlere deli dirler. Çorbanın arkasından bamya geldi. Bamyalarını etlerini bir görecen amma. Şöyle serçe barmağımın dırnağı kadar gıymışlar etleri,  bamyanın içine yuvalarlayıvırmışlar. Biraz ıccak gelmiş,  üstüne yarım bardak soğuğu depelediğimiz ile,  bir kaşıklamaya başladık. Anah anah ağzına atıyorsun bir kaşığı, et mi yiyon bamya mı yiyon bilemiyorsun. Arkasına pilav üstü et geldi. Eti bi görecen amma, pilavın üstünde gelinlik kız gibi titreyo titreyo. Arkasında helva...  Ben amma gine de pilavlardan ziyade, iftar yimeklerini severim. Ne dii bilin mi?  Pilavda su böreği olmaayo. Su böreği olmayınca da benim garnım doymayo. Su böreği nasıl olacak amma? Geçen gün bizim avrat yapmış. Bak haberin olaydı seni de çağırırdım. Hazır yufkalar var şimdi ama, avrat incecik açmış, aralarına etki kıymaları da koymuş. goydu tepsiyi önüme. Şöyle iki tane parmağımı alttan ganırttığımıla,  başparmağımı şöyle büktüğümüle  bir yutması oluyor, tepsinin yarısına geldim haberim olmadı. Avrat, dur len herif tepsiyi de yiyecen didi de öle ayıktım. Ama su börenin yanında tabi bir de ne olması lazım? Gaysılıca şööle guru meyvelice hoşaf olması lazım. Buzdolabından buz gibi  tasın içinde geldi mi  şöyle, cork cork cork diye bir de üstüne içeceksin Anooov....

*** 

Ortaam ilk Amerika’ya gittim, amma hiç Türk olmasın istiyom, nedii?

İngilizce’mi pekiştireceğim ya gari. Didiler ki Dakota’da git guzum, orda  hiç Türk yok. Ülen Dakota nire Konya nire... Gittik Dakota’ya. Görsen Dakota demezsin. Orada üç beş yıl süründük garim... Soona arkadaşlarla Manhattan’a  gittik. Anaaav goca goca binalar, üç yılda nasıl diktiniz hay gidiler. İlk önce Gaç hay len burası Manhattan değil filen dedim, ben Manhattan’ı bilirim, Üç yılda nasıl değiştirdiniz hay yallılar. Bir ara Arizona’ya bir uğradık.  Şu kovboy filmlerinde filan geçer ya,  görmeden gitmeyelim diye. Oraları da gezdik. Bizim ,Konya’nın sözünü değiştirivermiş gidiler. Gez dünyayı gör Arizona’yı diyorlar. Ha Las Vegas’ı hiç saymayom, bir alay gumarcı dolu. Ulen herkes mi gumarcı olur yav. Şikago’ya gittik bir de geçenlerde. Amma sana söyleyeyim bizim oğlan, Şikago’nun esnafı esnaf değil. Aynı bizim buranın esnafı... Çekin döner, senedin gelmez. Yani tamam makro ekonomik  seviyede Amerika Türkiye’ye göre yüz basar ama...  Ne dii böyle yaparlar? Yani onların en azından gayri safi milli hasılası bize göre ipii yüksek. Yani adam dediğin çekinde senedinde sözünde durur. Yok hay len yirmi sene öncesinin Gonya’sını özleeyom.  Eskiden söz sened idi.  Amma herşiycikler deyişti.  Bir Miami’deki zenciler var işte, sağ olsunlar onlar söz virdi mi duruyolar sözünde. Harbinden deliganlı adamlar yani. Fakat Amerika yaşamım boyunca şunu öğrendim bizim oğlan; parayla saadet olmayoo, biraz da gayri menkule yatırım yapmak lazım.           

 

Konya Ağzından Örnekler

 

Kelimeler/ibareler ve anlamları

 

Seem: kısmet, payınıza düşen. Örnek cümle:seeminize düşeni gözelce üleşim bakalım hadi. (Payınıza düşeni güzelce paylaşın bakalım haydi.)

 

Yokanmak: Dokunmak (yenilen bir şeyin dokunması) Örnek cümle: Len herif aaşam bir romatizma hapı attıydım ya, bayaa yokanmış, gursaam acıdı durdu zabaha çak. (Bey, akşam attığım Romatizma hapı dokundu galiba, sabaha kadar karnım ağrıdı.) 

 

Alleem: Allah-ü Alem. Allah bilir

 

Carı: Hızlı. Örnek cümle: Hele len yimi virdiydim nası carı carı yir culluklar, bunnar dünden beri aç alleem. (Görüyor musun, yemi verince nasıl hızlı hızlı yedi hindiler. Bunlar dündün beri aç Allah Bilir.                                                                 

 

Neçeso: Nice sonra (Çok sonra gerçekleşen haller için kullanılır.)  Örnek cümle:

Gomat/Guma: Haydi. Örnek cümle: Guma guzum nedii ööle çekinik çekinik durun hadi otur sufraya. (Haydi kuzum, çekinme otur sofraya)

 

Siğirtmek/Tızıkmak : Koşmak. Örnek cümle: Len Şemşettin’in Topal Osman nerey siğirdir. Gomat tızık bir bak bakıyın. (Şemsettin’in Topla Osman hızlı hızlı öyle nereye koşuyor, bir koş bir bak bakayım.)   

 

Zılmak: Kaymak, kayak yapmak. Örnek cümle: Olum senin nene gerek yav da kalkıyon ta uladağlara muludağlara zımak zılmaya gidiyon. Gışın ortasında ne zılmak zılmasıymış bu yav iii. (Evladım senin neyine gerek de kışın ortasında kalkıp Uludağ’lara kayak yapmaya gidiyorsun)                                                            

 

Gasalmak: Kasılmak. Gösteriş yapmak. Örnek cümle: Gasalmak gibi olmasın ama bizim gız yini bir maksi takım almış gündeliğe filen giyerin diyi. (Övünmek gibi olmasın ama bizim kız misafirliğe giderken filan giymek için bir maksi takım almış...)

 

Gıynaşık: Aralık. Örnek cümle: kapıyı gıynaşık bırakman len, belimiz yanımız dutulur da çınnatmaya gideriz valla. (kapıyı aralık bırakmayın Ülen, belimiz, sırtımız tutulur kalır da sırtımızı çiğnetmeye gideriz -ayakla masaj yaptırırız-) 

 

Halberi: Kolay kolay olmaz. Örnek cümle: Kör Hatçanın gızı gapıda ipii bekletti hemmalla hemmilla, bekle bekle halberi gelivirmez. (Hem vallahi hem billahi Kör Hatice’nin kızı beni kapıda  epey bekletti. Bekle bekle gelmez..) 

 

Gatleen: Katiyyen. 

 

Gavilleşmek: Sözleşmek    

 

Göreslemek: Özlemek. (Didim ki Şemşettin salak bi olan diyil, gavilleştik, seni ipi göresledim didi. Gelir. (Dedim ki Şemsettin salak bir oğlan değil, seni epey özledim dedi sözleştik, gelir...) 

 

Sormak: Emmek

 

Pesmade: bile bile

 

Tebelleş olmak: musallat olmak. Örnek cümle: (iyya gaaz! Çocuk tebelleş oldu çantamı bırakmaz bir de sorma şeker vardı elinde, elinin o sorma şekeri ile pesmade suvamış. (Bakarmısın kız! Çocuk musallat oldu bana elinin emme seker bulaşığıyla çantamı kirletmiş)   

 

Ümük: Boğaz. Örnek cümle: ne kadar zam gelirse gelsin valla bizim oolan ben her zaman beş milyon liralık benzin alırın. Benim deponun ümüğü hiç benzin datmadı valla. (Ne kadar zam gelirse gelsin bizim oğlan ben her zaman beş milyon liralık benzin alırım. Bu sebeple benim deponun ağzı hiçbir zaman benzin yüzü görmedi.) 

 

Yitişmek: Çekişmek. Ağız kavgası yapmak. Örnek cümle: Bir durun ha yav, yitişip durman bi yav. (Biraz durun be, biraz da ağız kavgası yapmadan durun be!)   

 

 

Beddua ve tehditler: İlençler

 

Siiyidi vakkasına uğrayasıca (Said Bin Ebi Vakkas’ın Okuna Uğrayasıca)

 

Odun ocaan kör galsın imi (odun ocağın kör kalsın emi, ateşin ve ocağın söndün manâsında)

 

Sumsuu börüne vurdumumu ıhan galın valla (yumruğu yedin mi yığılırsın bir köşeye vallahi)

 

Burmalı cimcii saldım mı dalını başını garbardırın valla (Burmalı çimdikle gelir senin sırtını kafanı kabartırım)

 

Nisan Kumru

 
     
     
 
 Ana sayfa | Hakkımda | Basında | Eserler | İletişim | Radyo günleri | Yazılarım
 
     
 

Sitedeki yazı ve belgelerin yayın hakkı saklıdır. İzinsiz yayınlanamaz©                      ◄Geri  Yukarı