MAKRO EKONOMİST MEVLÜT EFENDİ’NİN
ANILARI VE KÜLTÜR-Ü KONYA
Geçen günü bir düğün
pilavına gittiydim. Pilav ne mi?...Bilmen mi len sen pilavı?.... He
dur annatayın. Şimdi guzum önce ne gelir Gonyada? İlkönce yoğurt
çorbası gelir, anaoov. İçine bir de bu sefer nohut da koymuşlar,
üstüne cossadanak şöööle nanelice, tereyağlıca da dökmüşler
meyanesini, Anaov anov. İçtik çorbayı. Ama hiç ekmek kullanmıyorum,
nedii? Çünkü çok arka arkasına yemek geldiği için, Gonya’da düğün
yimeklerinde ekmek yiyenlere deli dirler. Çorbanın arkasından bamya
geldi. Bamyalarını etlerini bir görecen amma. Şöyle serçe barmağımın
dırnağı kadar gıymışlar etleri, bamyanın içine yuvalarlayıvırmışlar.
Biraz ıccak gelmiş, üstüne yarım bardak soğuğu depelediğimiz ile,
bir kaşıklamaya başladık. Anah anah ağzına atıyorsun bir kaşığı, et mi
yiyon bamya mı yiyon bilemiyorsun. Arkasına pilav üstü et geldi. Eti
bi görecen amma, pilavın üstünde gelinlik kız gibi titreyo titreyo.
Arkasında helva... Ben amma gine de pilavlardan ziyade, iftar
yimeklerini severim. Ne dii bilin mi? Pilavda su böreği olmaayo. Su
böreği olmayınca da benim garnım doymayo. Su böreği nasıl olacak amma?
Geçen gün bizim avrat yapmış. Bak haberin olaydı seni de çağırırdım.
Hazır yufkalar var şimdi ama, avrat incecik açmış, aralarına etki
kıymaları da koymuş. goydu tepsiyi önüme. Şöyle iki tane parmağımı
alttan ganırttığımıla, başparmağımı şöyle büktüğümüle bir yutması
oluyor, tepsinin yarısına geldim haberim olmadı. Avrat, dur len herif
tepsiyi de yiyecen didi de öle ayıktım. Ama su börenin yanında tabi
bir de ne olması lazım? Gaysılıca şööle guru meyvelice hoşaf olması
lazım. Buzdolabından buz gibi tasın içinde geldi mi şöyle, cork cork
cork diye bir de üstüne içeceksin Anooov....
***
Ortaam ilk Amerika’ya
gittim, amma hiç Türk olmasın istiyom, nedii?
İngilizce’mi
pekiştireceğim ya gari. Didiler ki Dakota’da git guzum, orda hiç Türk
yok. Ülen Dakota nire Konya nire... Gittik Dakota’ya. Görsen Dakota
demezsin. Orada üç beş yıl süründük garim... Soona arkadaşlarla
Manhattan’a gittik. Anaaav goca goca binalar, üç yılda nasıl diktiniz
hay gidiler. İlk önce Gaç hay len burası Manhattan değil filen dedim,
ben Manhattan’ı bilirim, Üç yılda nasıl değiştirdiniz hay yallılar.
Bir ara Arizona’ya bir uğradık. Şu kovboy filmlerinde filan geçer
ya, görmeden gitmeyelim diye. Oraları da gezdik. Bizim ,Konya’nın
sözünü değiştirivermiş gidiler. Gez dünyayı gör Arizona’yı diyorlar.
Ha Las Vegas’ı hiç saymayom, bir alay gumarcı dolu. Ulen herkes mi
gumarcı olur yav. Şikago’ya gittik bir de geçenlerde. Amma sana
söyleyeyim bizim oğlan, Şikago’nun esnafı esnaf değil. Aynı bizim
buranın esnafı... Çekin döner, senedin gelmez. Yani tamam makro
ekonomik seviyede Amerika Türkiye’ye göre yüz basar ama... Ne dii
böyle yaparlar? Yani onların en azından gayri safi milli hasılası bize
göre ipii yüksek. Yani adam dediğin çekinde senedinde sözünde durur.
Yok hay len yirmi sene öncesinin Gonya’sını özleeyom. Eskiden söz
sened idi. Amma herşiycikler deyişti. Bir Miami’deki zenciler var
işte, sağ olsunlar onlar söz virdi mi duruyolar sözünde. Harbinden
deliganlı adamlar yani. Fakat Amerika yaşamım boyunca şunu öğrendim
bizim oğlan; parayla saadet olmayoo, biraz da gayri menkule yatırım
yapmak lazım.
Konya Ağzından Örnekler
Kelimeler/ibareler ve anlamları
Seem:
kısmet, payınıza düşen. Örnek cümle:seeminize düşeni gözelce üleşim
bakalım hadi. (Payınıza düşeni güzelce paylaşın bakalım haydi.)
Yokanmak:
Dokunmak (yenilen bir şeyin dokunması) Örnek cümle: Len herif aaşam
bir romatizma hapı attıydım ya, bayaa yokanmış, gursaam acıdı durdu
zabaha çak. (Bey, akşam attığım Romatizma hapı dokundu galiba, sabaha
kadar karnım ağrıdı.)
Alleem:
Allah-ü Alem. Allah bilir
Carı:
Hızlı. Örnek cümle: Hele len yimi virdiydim nası carı carı yir
culluklar, bunnar dünden beri aç alleem. (Görüyor musun, yemi verince
nasıl hızlı hızlı yedi hindiler. Bunlar dündün beri aç Allah
Bilir.
Neçeso:
Nice sonra (Çok sonra gerçekleşen haller için
kullanılır.) Örnek cümle:
Gomat/Guma: Haydi. Örnek
cümle: Guma guzum nedii ööle çekinik çekinik durun hadi otur sufraya.
(Haydi kuzum, çekinme otur sofraya)
Siğirtmek/Tızıkmak
: Koşmak. Örnek cümle: Len Şemşettin’in
Topal Osman nerey siğirdir. Gomat tızık bir bak bakıyın. (Şemsettin’in
Topla Osman hızlı hızlı öyle nereye koşuyor, bir koş bir bak
bakayım.)
Zılmak:
Kaymak, kayak yapmak. Örnek cümle: Olum senin nene gerek yav da
kalkıyon ta uladağlara muludağlara zımak zılmaya gidiyon. Gışın
ortasında ne zılmak zılmasıymış bu yav iii. (Evladım senin neyine
gerek de kışın ortasında kalkıp Uludağ’lara kayak yapmaya
gidiyorsun)
Gasalmak:
Kasılmak. Gösteriş yapmak. Örnek cümle: Gasalmak
gibi olmasın ama bizim gız yini bir maksi takım almış gündeliğe filen
giyerin diyi. (Övünmek gibi olmasın ama bizim kız misafirliğe giderken
filan giymek için bir maksi takım almış...)
Gıynaşık:
Aralık. Örnek cümle: kapıyı gıynaşık bırakman len, belimiz yanımız
dutulur da çınnatmaya gideriz valla. (kapıyı aralık bırakmayın Ülen,
belimiz, sırtımız tutulur kalır da sırtımızı çiğnetmeye gideriz
-ayakla masaj yaptırırız-)
Halberi:
Kolay kolay olmaz. Örnek cümle: Kör Hatçanın gızı
gapıda ipii bekletti hemmalla hemmilla, bekle bekle halberi gelivirmez.
(Hem vallahi hem billahi Kör Hatice’nin kızı beni kapıda epey
bekletti. Bekle bekle gelmez..)
Gatleen:
Katiyyen.
Gavilleşmek:
Sözleşmek
Göreslemek:
Özlemek. (Didim ki Şemşettin salak bi olan
diyil, gavilleştik, seni ipi göresledim didi. Gelir. (Dedim ki
Şemsettin salak bir oğlan değil, seni epey özledim dedi sözleştik,
gelir...)
Sormak:
Emmek
Pesmade:
bile bile
Tebelleş olmak:
musallat olmak. Örnek cümle: (iyya gaaz!
Çocuk tebelleş oldu çantamı bırakmaz bir de sorma şeker vardı elinde,
elinin o sorma şekeri ile pesmade suvamış. (Bakarmısın kız! Çocuk
musallat oldu bana elinin emme seker bulaşığıyla çantamı kirletmiş)
Ümük:
Boğaz. Örnek cümle: ne kadar zam gelirse gelsin
valla bizim oolan ben her zaman beş milyon liralık benzin alırın.
Benim deponun ümüğü hiç benzin datmadı valla. (Ne kadar zam gelirse
gelsin bizim oğlan ben her zaman beş milyon liralık benzin alırım. Bu
sebeple benim deponun ağzı hiçbir zaman benzin yüzü görmedi.)
Yitişmek:
Çekişmek. Ağız kavgası yapmak. Örnek cümle: Bir durun ha yav, yitişip
durman bi yav. (Biraz durun be, biraz da ağız kavgası yapmadan durun
be!)
Beddua ve tehditler:
İlençler
Siiyidi
vakkasına uğrayasıca (Said Bin Ebi Vakkas’ın
Okuna Uğrayasıca)
Odun ocaan kör
galsın imi (odun ocağın kör kalsın emi,
ateşin ve ocağın söndün manâsında)
Sumsuu börüne
vurdumumu ıhan galın valla (yumruğu yedin mi
yığılırsın bir köşeye vallahi)
Burmalı cimcii
saldım mı dalını başını garbardırın valla
(Burmalı çimdikle gelir senin sırtını kafanı kabartırım)
Nisan Kumru |