GECE UYKUSUZLUKLARI
Normalde
bir kısmını uykuyla geçirmemiz gereken gece vakitlerini uyanık
geçirmek zorunda kalmamızın, özellikle yaz mevsiminde uykusuzluk
çekmemizin çeşitli nedenleri vardır. Bu nedenleri maddeler halinde
sıralamak mümkündür.
1. Sivrisinek
etkeni:
Yorucu bir günün kovalamacasından yorgun düştünüz ve yatakta o tatlı
rüyalara dalmanın özlemi içindesiniz. Fakat o cürümü küçük hayvan
menfur taarruzlarına bir tülü ara vermiyor. Sivrisinek etkeninin neden
olduğu uykusuzluk halleri için; sabah, her tarafınızın kaşıntıdan
şişmiş olmasını göze alarak, beyaz bayrak çekip uykuya dalmanız
önerilir. Zira sivrisinek azim olayına girmiştir .
Kurtuluş yoktur. Ama biraz az ısırılmayı yeğliyorsanız, terlik altı ve
kuponu kesilmiş bir gazeteden oluşan avlama mönüsünü önerebilirim.
Yapmanız gereken, gazeteyi gerekli sertliğe gelinceye kadar katlayıp
sivrisineğe, gez göz, gazete şeklinde nişan alarak Şakk! diye
vurmaktır. En azından gözünüz açık gitmezsiniz pardon ısırılmazsınız.
2. Psikolojik
etken:
Bazı rahatsızlıklar ve sorunlar nedeniyle uyku, gözünüzün aralık
kapaklarından balıklama dalmadığı gibi, içeri girmek için göz
kapaklarınızı tıklatmayabilir bile. Sık oluyorsa bu tür durumlar bir
psikiyatra görünmeniz önerilebilir. Ancak: uyuyamama nedeniniz sizin
değil komşunuzun oğlunun bir rahatsızlığından kaynaklanıyor olabilir.
Şöyle ki: çocuğun bir derdi mi vardır nedir, yoksa garip zevklerimi
diyelim, gecenin onikisi-biri olmuş onun için hiç fark etmiyor, teybe
atmış en acılısından bir buçuk arabesk bir kaset, açmış kapıyı
pencereyi mahalleye yayın yapıyor. Bu tür durumlarda komşunun oğlunu
psikiyatra götürmeye çalışmanız önerilmez.
3. Sevinçli olma
etkeni:
Sabaha çok
seveceğiniz bir an yaşayacaksınız. Mesela sabah, bir olurunu bir
olduranını bulup “senin işin tamam, sen formalite icabı sınava bir
gir” müjdesini aldıktan sonra girdiğiniz gece bekçiliği sınavının ön
eleme sonuçları açılacak. Heyecanı da beraberinde getiren bu tür bir
etkende uyuyamamak gayet normaldir.

4. İntibak
etkeni:
Amiyane tabirle
şaftınız kaymışsa yani geceniz gündüzünüz belli değilse, gündüz uyuyup
gece uyanık kalıyorsanız düzenli bir yaşam standardına kavuştuğunuzda
bu yeni duruma (kahvehaneden çıkanların oksijene intibak edemeyip daha
çok öksürdüğü gibi) alışamayabilirsiniz.
5. İşbölümü
etkeni:
Ev işlerini eşinizle bölüşüyorsanız ve beşiği sabaha kadar sallama işi
size düştüyse uykusuz kalabilirsiniz. Bu tür durumlarda, işe geç
kaldığınızda “Sabaha kadar beşik mi salladın” diye soran müdürünüze
rahatlıkla “evet” cevabı vermeniz önerilir.
6. Gece mesaisi
etkeni:
Gece bekçisi iseniz ve çalışırken sürekli uykunuz geliyorsa unutmayın,
gece çalışması fazladan bir mesai değil, normal iş anınızdır. Bir an
önce bu durma intibak etmeniz, sözlüklerden mesai sözcüğünün anlamına
ve cümle içinde kullanılışına dikkatle bakmanız önerilir.
7.
Siyasi Tartışma Programları etkeni:
Bu etkene, biz uzmanlar camiasında, Siyaset Meydanı, Ceviz
Kabuğu etkeni de dendiği olur. Ucu geç saatlere kadar sarkıtılan,
sık sık ağız kavgalarının yaşandığı hiçbir şeyi halledememe ve
tartışamama programlarından dolayı uykusuz kaldığınızda ne pahasına
olursa olsun
kumandadan
gerekli düğmeye basıp yatmanız önerilir. Bir hafta sinirli sinirli
dolaşmak istemiyorsanız, ağzınıza laf tıkılmasından hoşlanmıyorsanız;
“müsaade eder misiniz, ama ben sizi dinledim, sıranızı bekleyin”, “ben
aydınım, ben bu konuda tez yazdım, ben bilim adamıyım” laflarının
gırla gittiği bu programlara katılmamanız önerilir.
8.
Sabaha sınav var etkeni:
Üniversite öğrencisi iseniz, (özellikle onlarda çok olur bu durum) ve
sabaha sınav varsa ve de çalışmayı sürekli aksatıp da sabaha kadar
çalışıp halledebileceğiniz zehabına kapıldıysanız. Ve gece daha rahat
çalışabilmek için gündüz (zorla da olsa) bol bol uyuduysanız,
çalışmak için masanın başına oturduğunuzda uyku yine de yakanızı
bırakmayacaktır. Kör şeytan durmak bilmeyecek ve size “şimdi uyu sabah
erken kalkar birkaç saat çalışır halledersin, olmazsa Büt'lerde
halledersin” demekten geri kalmayacaktır. (Yaşanmış bir hayat olay.
İsimler ve ders adları değiştirilmiştir. Arkadaşımızın ismi: Muttalip.
Muttalip Bilgisayar Mühendisliğinde okumaktadır. Arkadaşımız sabaha
Bilgisayar Mimarisi dersinden sınavı olduğu için gece boyu
çalışmıştır. Sınav başlayınca çalıştığı yerden çıkan bir iki soruyu
yapmış ama cevaplanması gereken yaklaşık beş soruyu görünce beyni
dumura uğramıştır. beynini zorlamak için yaptığı tüm girişimler ve
çıkışımlar sonuç vermeyince. Bir on dakika uyusam sonra kalkıp
rahatlıkla bunları çözerim diye düşünür. Uykusuzluk ona Kör Şeytanın
yirmi dört saat mesaide olduğunu unutturacak kadar fazladır. Tatlı ama
süresi on dakika ile sınırlı uykuya dalmakta gecikmez. Bu sınırlı
uykuda ne rüyalar gördüğünü bilemiyoruz ama uyandığındaki durumu, yani
sınıfta kendini elini çenesine dayalı yalnız başına ve dirseğinin
altına sıkıştırdığı sınav kağıdı alınmış olarak bulması durumu ,
uyanıkken gördüğü mühendislik rüyalarına ulaşmasını bir yıl
engelleyecek vaziyettedir.) bu tür durumlar için zamanında adam gibi
pardon öğrenci gibi oturup zamanında ders çalışmanız ve işleri son
güne bırakmamanız önerilir. Önermek parayla değil ya...
9.
“Ay ben onu atasözü sandıydım” etkeni:
Rahatına düşkün
biri iseniz ve “Gündüz fazla yorulmayacaksın ki gece rahat uyuyasın”
mealli geri zekalı atasözü denemesini doğru sanıp gündüz her işten el
etek çektiyseniz; yorulmadığınız için gece doğal olarak uykunuz
gelmeyecektir. Bu tür durumlar için, kitaplığınızda yer alan Ata
Sözleri hakkında derlenmiş kitapların sahih olup olmadıklarını kontrol
etmeniz, Ömer Asım Aksoy’un bu konudaki çalışmasından bir takım
edinmeniz önerilir.
10. Komşuda düğün
olur, sesi gelir sizi bulur etkeni:
Komşularınızdan
birinin evinde düğün merasimi varsa hiçbir alakanız olmasa bile
merasimin bir şeyleri gelip sizi bulacaktır. Böyle düğünlerde, mutlaka
org, elektro saz, darbuka ve solistten müteşekkil bir Mahalle
Muhtarlığı Flarmoni Orkestrası olur. İcra ettikleri müzik halk
müziğinden bozma, biraz garnitür meyhane müziğidir. Ritimler mutlaka
cıstak cıstak devam eder. İcra edilen müziği dev kolonlar sayesinde
bir iki mahalle ötesi bile rahatlıkla daha doğrusu rahatsızlıkla
dinleyebilir. Bu seste gel de uyu. Çalmasını bilseler, düzgün bir
şeyler icra etseler gam yemeyeceksiniz. Ama yok illaki gam yiyorsunuz.
Gece gece tok karna gam uyutmuyor insanı, hazımsızlık yapıyor. Hayır
bir kahramanlık yapayım deseniz olmayacaklar. Bu işin fanatikleri var,
bir lokantada yahut minibüste bile, rahatsız eden bir müzik için;
“kardeşim şunu biraz kısar mısınız” dediğinizde bazıları, homur homur
homurdanıp tip tip bakıyorlar. E napacağız? O gece anlasanız da
anlamasanız da sivri sinek de fazladır; davul zurna da, elektro saz
da... Çaresiz bütün kapıları pencereleri kapatıp evin en ücra
köşesinde bulunan mutfak da yatmayı bile göze alabilirsiniz ama bu tür
durumlar için; yatakta doğrularak, düğünlerin mahalle de yapılmadığı
yahut Mahalle Muhtarlığı Filarmoni Orkestrası ile yapılmadığı iyi bir
semte taşınmak için yapılması gerekenler üzerinde düşünmeniz önerilir.
Hem böylece beyniniz fazla yorulacağı için yorgunluktan gözlerinizin
kendiliğinden kapanma ihtimali kuvvetle muhtemeldir. Bunu
tutmadıysanız düğüne biraz kulak verin. Saat gecenin ilerleyen
vakitlerinidir bir sokakta ışıklar altında insanlar toplanmış
bekliyor. Neyi mi? Sonradan radyo diceyi olmuş ast solist sunucu
Sirayettin İçlises ve saz arkadaşlarından oluşan Mahalle Muhtarlığı
Filarmoni Orkestrasının icra edeceği düğün eğlencesini. Ast solist
sunucu Sirayettin İçlises hem sunmaktadır, hem söylemektedir:

-Tizi biraz
yükselt Burhanettin... Evet biraz da bas ver, bas bas... bir ki
birki üç deneme... eko eko... çıs.. tıs... cıstak... te te se... se...
Ekoyu biraz daha aç Burhanettin.... Saygıdeğer misafirler, kıymetli
konuklar, ünlü billuriye tüccarı Gazanfer Bey’in mahdumu Sebahattin
Başeğmez ile Bakliyatçı Bedrettin Efendi’nin mahdumeleri Afet
Zoragelmezin düğün porrramlarına hoş geldiniz.... Eko... se..,
İstekleriniz yerine getirmeye başlayacağız ama önce biz Fidayda
diyoruz. Sonkiüç.... Evet saygıdeğer misafirler elektro sazda
Battal Ökkeşoğlu, klavyede piyanist-şantör Volgahan Yediparmak,
Vurmalılarda Mevlüt Gümbürdetir nam-ı diğer Mevlürotti, eko eko.. ve
ben sunucunuz Sirayettin İçlises hepinize mutlu bir gece diliyorum.
Eko.. se.. se...
-Va
va Vay! Kimleri görüyorum, cıstak cıstak Damadın amcası Basri Bey,
Basri Bey için Çalıyoruz; ayılana gazoz, bayılana limon. Son ki
üç... Evet düğün porrramımız son hızlıyla devam ediyor...
-Amanin
amanin kimler teşrif etmiş, Gelinin eltisinin oğlu öğretmen Olcay
Bey. Şöyle sahneye gelin Olcay Bey, durmayın öyle yabancı yabancı.
Hadi hopa hopa Artvin... hopa... Saygıdeğer, pek kıymetli, çok
sayın misafirler; şimdi buraya çok uzaklardan, İstanbul’dan gelen
damadın kayınçosu var aramızda. Şöyle açılın millet görsün. Eko..
eko... evet evet, alkışlarınızla bir kısım medyadaki ünlü
habercilerden Nahit Bey... Nahit Bey öyle yabancı gibi durmayın, siz
de şöyle sahneye gelin. Evet Nahit Bey için büyük sanatçımız
Ankaralı Turgut’un güzel bir şarkısını icra ediyoruz: Ankara Devlet
Su İşleri Bırak Kızım Bu işleri. Sonkiüç...
-Hopa hoppa
hadi... Evet Saygıdeğer misafirler, düğün merasimi porrrramımız
bütün hızıyla sürüyor. Hadi bakalım oğlan evinden damadın kirvesi
hamam kesecisi Gıyasettin Usta’yı sahneye davet ediyorum. Gıyasettin
Usta için çalıyoruz: gordünnü gordünnü....
11. Yazarlık
etkeni:
Gece
uykusuzlukları konusunda mizahi bir yazı hazırlıyorsanız gündüz aklınıza
gelmeyen espriler, gece sular seller gibi akmaya başlayacaktır ve
bunları yazıya dökme hissi sizi uyutmayacaktır. Eğer uykusuzluk çeken
biri iseniz, yazar olmamanız;
soğuk demirci
filan olmanız önerilir.
Nisan Kumru |