|
OKUMA MEVZUU, SUALLİ CEVAPLI
SUAL: Okumak sözcüğünden
türeyen kelimeler nelerdir? Örnek veriniz.
AHA CEVAP: Peki:
Oku: okumaktan emir
Okur: Okuyan insan, okuyucu. Yazarların kendileri dışındakilere
verdikleri isim.
Okuma: Okumak eylemi. “okuyyim mi” sorusuna verilecek olumsuz yanıt.
Okutmak: kendisine okuma görevi verilmiş kişinin. Bunu başkasına
yaptırarak görevini yerine getirdiğini zannedip avunmasıdır. Örneğin
“Kur’an okutmak”, “Yasin okutmak”
Ok:
İnternette tamam anlamında “okey”in kısaltmasıdır. Okumakla bir ilgisi
yoktur.
Okutman: Okutmakla görevli kişi. Üniversitelerde akademik kariyeri
olmayan öğretim görevlisi. Kuran kurslarında kuran öğretmekle görevli
kişi. Örnek okutman ismi: Belletmen başı Tilavettin Bey.
Okunmak: Nazardan korunmak vb. sebeplerle kişinin, kendini okuması
değil. Bir derin hoca tarafından kendisine dua edilmesi. Örnek cümle:
Hacı Hulki Hoca’ya gittik, ailecek okunduk.
SUAL: Niçin okunur?
CEVAP: On beş şey için
okunur: Baba gibi eşek olmama için, boş zamanı değerlendirmek için,
yaşamak için, sevap kazanmak için, ölünün ruhuna hediye etmek için,
göz atmak için, eleştirmek için, kaynana soğutmak için, koca bulmak
için, öğretmenden dayak yememek için, kitapta yerini bulmak için,
hava atmak için, iş sahibi olmak için, diplomalı garson olmak için,
kitabına uydurmak için.
SUAL: Ne okunur?
CEVAP: Takvim yaprağı,
kitap, gazete, alt yazı, not, tabiat, dergi, yazar, Kuran, şiir, “üç
kulahuvallah bir elham”, şarkı, okul, Prehistorya ve Ön Asya
Arkeolojisi Bölümü, bakkal defteri, Emsile- Bina, eser, plaka, mezar
taşı, tabela, prospektüs, ekonomik program, İMF’ye verilen iyi niyet
mektubu vs.
SUAL: Neye okunur?
CEVAP: üç şeye: boşuna,
ruhuna, canına.
SUAL: Nerede okunur?
CEVAP: Mezarda, hocada,
derslikte, okulda, kütüphanede, evde, belediye otobüsünde, müsait bir
yerde, mikrofonda, Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi Deprem
Araştırma Enstitüsünde Profesör Dr. Ahmet Mete Işıkara’nın odasında,
Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Seyir Hidrografi ve Oşinografi
Dairesi’nde, “okuyacak başka yer mi bulamadın, git başka yerde oku”
ihtarını almayacağınız umduğunuz her yerde.
SUAL: Okunacak şeyler nerede
bulunur?
CEVAP: Kütüphanede,
kitapçıda, büfede, bayide, cepte, elde, Kuran olursa Kılıflar içinde
çocukların erişemeyeceği bir yerde, mümkünse çatıda.
SUAL: Kitap ve okuma ilgili
dört deyim ve iki atasözü söyleyiniz.
CEVAP: Kitabına uydurmak,
kitapta yerini bulmak, canına okumak, hem okudum hemi de yazdım. Oku
baban gibi, eşek olma. Oku, baban gibi eşek olma. Son gülen iyi
güler.
SUALİ SORAN: Son söylediğin
uymadı onu kaldır.
CEVABI VEREN: Tamam, oldu...
SUAL: Kitaptan yeni
öğrendiğiniz bir şeyi bir büyüğünüze anlatmaya çalıştığınızda hangi
cümle ile karşılaşmanız muhtemeldir?
CEVAP: İki cümle ile
karşılaşmamız muhtemeldir. Bunlardan birincisi, “Senin öğrendiğin
kadar benim unuttuğum var” cümlesi iken, ikincisi, “Ben bunları
öğrenirken sen daha Ultra Prima ile geziyordun” cümlesidir.
SUAL: Kaç çeşit kütüphane
vardır?
CEVAP: İki çeşit. Devlet
kütüphaneleri ve kişisel kütüphaneler
SUAL: Kişisel kütüphaneler
kaç şekildir?
CEVAP: İki şekildir.
SUAL: Sayar mısınız?
CEVAP: Sayarım.
SUALİ SORAN: O halde sayın.
CEVAP: Bir, kişinin kendi
parsıyla kitap alarak oluşturduğu kişisel kütüphane. İki, kişinin
başak şahıslardan alarak, zaman aşımından kendisinin olduğu
kitaplardan oluşturduğu kişisel kütüphane.
SUAL: Yazarlar neden kitap
yazarlar?
CEVAP: Yedi şey için.
Konuşulunca dinlenilmeme söz konusudur ama aynı şeyler kitapta
yazılınca belki okunur düşüncesi ile. (Çünkü kitaptaki cümleler
konuşma cümlelerine göre daha büyülü gelir, daha çok itibar görür.)
Bilgilendirmek için. “Hayatta, dikili bir ağacımın yanında bir de
yazılı bir kitabım olsun” diye. Bir kitap yazıp hayatını değiştirmek
için. Para kazanmak için. Bir kitap da sen yaz kampanyasına katılmak
için. Müstakbel kayınpeder kızını vermesinin şartı olarak damadından
bir kitap yazmasını istediği için, kısaca hayırlı bir iş için.
SUAL: Kitap alırken ölçülü
olmak ne demektir cevap veriniz?
CEVAP: Nasıl yani?
SUALİ SORAN: Burada soruları
ben sorarım. Lütfen cevap verin; kitap okurken ölçülü olmak ne
demektir?
CEVABI VEREN: Kitapçıya
giderken yanımızda metre götürüp, kişisel kitaplığımızın boyutlarına
göre, ölçerek kitap almaktır.

SUAL: Başka?
CEVAP: Kitabı seçerken
farklı renklerde, farklı kalınlıklarda ve farklı boylarda olmasına
dikkat etmek demektir. Nasıl cevap ama?
SUALİ SORAN: Aferin. Otur
benden bir böğürtlen şerbeti iç.
CEVABI VEREN: Olur.
SUAL: Kitap okuma
alışkanlığı nasıl bir alışkanlıktır?
CEVAP: İyi bir
alışkanlıktır. İyi cevap di mi abi?
SUALİ SORAN: Di.
SUAL: Kitap okuduktan sonra,
okuyana sorulabilecek en kötü soru hangisidir?
CEVAP: “Okudun, ne anladın
anlat bakalım?” sorusudur.
SUAL: Kişisel kitaplığı
önünde sizinle tartışan birinin en çok neyine dikkat edilmelidir?
CEVAP: Elinin yakınında olan
kitabının kalınlığına,
SUAL: Neden, bizden daha çok
okumuş olma ihtimali olduğu için mi?
CEVAP: Hayır, Tartışma
sonunda çıkacak bir kavgada kitaplar her ne kadar ateşli silahlar
grubuna girmese de kavga aleti olarak kullanılabilir.
SUAL: Kitap kaç şey sebebi
ile alınır?
CEVAP: Altı şey sebebi
iledir. Şöyle ki: Kapağı bizi cezbettiği için, dostlar alışverişte
görsün diye, para cebi rahatsız ettiği için, reklamı çok yapıldığı
için, hediye etmek için ve tabi bazen de okumak için.
SUAL: Yeni alıp, okuması
için verdiğiniz birinin kitabı okumadığını nasıl anlarsınız?
CEVAP: kitabın basımında bir
birine yapışık çıkan sayfalar ayrılmamışsa
SUAL: Hadi kitabın birbirine
yapışmış sayfaları yoksa, o zaman nasıl anlıycez okumadığını i?
CEVAP: Kitapla ilgili soru
sorarız.
SUAL: Hadi cevaplarsa?
CEVAP: Abi sen benden yana
mısın, ondan yana mısın ya!
SUAL: İnsanlar okuyuşlarına
göre kaça ayrılır?
CEVAP: İkiye ayrılır: bir,
insanları okuyuşlarına göre insanları ikiye ayıranlar, iki ,
okuyuşlarına göre insanları ikiye ayırmayanlar.
SUALİ SORAN: Lütfen laf
salatası yapmayı kesin, hatta üstüne limon sıkmaktan da vazgeçin ve
sualime cevap verin!
CEVABI VEREN: İnsanlar kitap
okuyuşlarına göre ikiye ayrılır. Bir; maymun iştahlı okuyucular: Bu
tip okurlar, bir kitap bitmeden diğerine başlarlar. Yirmi tane kitap
dergi ve gazeteyi aynı anda okumaya çalışırlar. Televizyon zapingler
gibi kitap okurlar. İki; sayfalarca okuyup bir şey anlamayanlar: Bu
tip okurlar, kitap okurken başka şeyler düşünen okur grubudur. Burada
fazla bir espri yapamayacağım kusura bakmayın. Üç: en son okuduğu
kitabı sorunca en son seyrettiği filmi söyleyenler. Dört; Kitap olduğu
için okuyanlar: bu okur tipleri bir birine zıt fikirler içeren iki
kitabı da okur ikisini de benimserler.
SUAL: Takvim yaprağı arkası
okumanın ne gibi faideleri vardır?
CEVAP: Kısa olduğu ve kolay
okunduğu için okur oranı istatistiklerini yüksek gösterir. Oradaki
faideli bilgiler okunarak köy kahvelerinde gündem belirlenir. Oradan
öğrenilen özet bilgiler, arkadaşlar arasındaki bir tartışmada
anlatılarak “ben bu konuyu araştırdım” diye yutturulur.
SUAL: “Kitap gibi konuşmak”
deyimini açıklar mısınız?
CEVAP: Kitaplar
konuşmazlar. Bu deyim de ilk akla gelen konuşmayan yani kitaplar gibi
susan insanlardır. Ama aslen bunun için söylenmemiştir.
SUAL: Ya ne için
söylenmiştir
CEVAP: Kitaplardan cümleler
ezberleyip olur olmadık konularda onları kitaptan okur gibi söyleyen
insanlar için söylenmiştir. Bu adamlar “filanca kitapta okudum şu
sayfada şu satırda filan der ki” diye bizleri tafsilat etmeyi
unutmazlar.
SUAL: Kitap okumak konusunda
yaptığın röportajlar var mı?
CEVAP: Evet var
SUALİ SORAN: O halde aktar.
CEVABI VEREN: Bittabi. İlk
ve son okudukları kitabı sorduk. Röportaja konu olan şahıs, Siracettin
İncesu. Kaldırım Yüksek Mühendisi. İlk okuduğu İlkokuldaki fişler,
son okuduğu gazetelerin iş ilanları sayfası.
SUALİ SORAN: Başka bir röp
var mı?
CEVAP: Sıradaki iki kişiye
Kitaplar konusunda ne düşündüklerini sorduk. Röp’e konu olan şahıs
Altay İnekçi. ODTÜ’de öğrenci. “Yalnızlığı kitap okumaya benzetiyorum.
Hayat da kitap okumak gibidir; niçin okuduğumuzu bilmeyiz. Okunan ve
faydalı olan kitaplardan dolayı ağaçlar bize kızmazlar.” Röp’e konu
olan ikinci kişi; Gamzet Kartonkaya İngilizce öğretmeni, Bilgisayar
uzmanı. Kitap okumanın zararlarını sorduk:
“Bir işin halledilmesinde bir çok yol vardır. Ama kitap okuyunca o
işin bir tek yolu kalır. Bir fikir kitaplarda güzel güzel harflerle,
güzel güzel cümlelerle yazılırsa mutlak doğruymuş gibi algılanır.
Onlara kutsallık atfedilir... Cebiniz yanar. Bir kitabın iyi ya da
kötü olduğu ancak okuduktan sonra anlaşılır, kötüyse zamandan çalmış
olur. Son olarak gözlükçülerle kitapçılar arasında işbirliği
olduğundan şüpheleniyorum.
SUAL: Yazı yazıyoruz, çizgi
çiziyoruz da neden oku okuyamıyoruz?
CEVAP: Bilemiyorum.
SUAL: Bu günlerde okuduğun
bir şey var mı?
CEVAP: Evet
SUALİ SORAN: Neyi okuyorsun?
CEVABI VEREN: “Globalleşme
sürecinin konjonktürel bazdaki dengeler ve jeopolitik platformdaki
epistemolojik fenomeni üzerine bir deneme” adlı kitabı okuyorum. Bu
kitap uzmanlarca tekerleğin icadından sonra en büyük buluş olarak
değerlendiriliyor.
SUALİ SORAN: Tamam bu günlük
bu kadar yeter. Hadi evine git. Babana da “Suali Soran Amca” nın çok
selamı var de emi?
CEVABI VEREN: Aleykümselam,
baaşım üstüne. Üstat sende fazla otobüs bileti var mı?
SUALİ SORAN: Yok. Niye
sordun ki?
CEVABI VEREN: Hiç...
Öylesine sordum....
Nisan
Kumru |