RADYO REKLAMLARI
Bütün istek
programlarının her an tüm hızıyla devam ettiği, tüm radyo kanallarının
bizim sesimiz olduğu, sıradaki her parçanın güzel parça olduğu yurdum
radyolarının, reklamlarda sık kullandığı ve artık bıkkınlık getiren
ifadelerine bir bakalım:
-Gelin görüşelim.
-Ayrıca...
(“ayrıca”sız yerel reklam yoktur nerdeyse)
-Bayilikler
verilecektir
-Bölge
distribütörü...
-Şok şok şok!
-Şok olacaksınız!
(Bir ürünün bedava dağıtıldığını duymaktan başka ne şok edebilir
insanımızı acaba?)
-...Hizmetinizde
-Artık...
-..........
almak/yapmak hiç de zor değil.
-Şok kampanya.
-Bu fırsatı
kaçırmayın.
-Bu fırsat
kaçmaz.
-Bize
danışmadan/bize sormadan.......... yapmayın/yemeyin/almayın/ karar
vermeyin.
-Bu fırsattan
yararlanın.
-Dev kampanya
-Size özel.
-Sizlerin
hizmetinde. (Hatta) Sizlerin hizmetinizde.
-Kendinizden bir
şeyler bulabileceğiniz....
-Siz
hiç........... ‘da/’ya........ /yaptınız mı/yediniz mi?/içtiniz
mi/gittiniz mi?
-Size bir telefon
kadar yakın.
-Deneyin
vazgeçemeyeceksiniz.
-....size/müşterilerine hizmet etmeye devam ediyor.
-Amacımız
hizmettir.
-......de olay
-Olay!
-..... bizim
işimiz...
-çok ucuz
-Kaliteli ve ucuz
çeşitler. (Tamam; pahalı mal demek, kaliteli mal demek değildir
ama, o kadar ucuza da gitmez be birader!)
-Kaliteyi uygun
fiyata alın.. (Bunu biraz anlayabiliriz...)
-Tecrübeli
elemanlarıyla...
-Güler yüzlü
hizmetiyle... (Tüm işyerlerinin personeli güler yüzlüdür,
elemanları tecrübelidir; demek ki çok maaş alıyorlar. Tüm iş yerleri
sıcacık bir ortamdır, rahattır ve huzuru bulabileceğiniz bir yerdir.)
-.......’de
lider isim. (Her firma lider. Sen ağa ben paşa bu sütü kim sağa...)
-Teşekkürler...........
-Ailenizin......
(“Ailenizin egzozcusu”)
-Bol çeşit uygun
fiyat.
-Hayallerinizi
gerçeğe dönüştürüyor.
-Sizi
düşünüyor... (Başka işi yok muymuş!)
-(Eleman
arayanlar genellikle dolgun maaş vereceklerini söylerler.)
-Güler yüzlü
hizmet
-Farkı fark edin.
-... kampanyasını
başlatmıştır.
-Acele edin!
-Aradığınız her
çeşit............... ‘yı bulabileceğiniz....
-Geliyor,
geliyor!
-Bekleyin!
-Telefonlar....
(en az iki telefon verirler) Faks..... (Bir mahalle/sokak
bakkalı neden telefon verir reklamlarda hâlâ anlayabilmiş değilim, cep
telefonu verenlerde cabası.)
-Atasözleriyle
başlayan reklamlar vardır birde. Bu tür reklam senaryolarında anlam
benzeşmesine genellikle dikkat edilmeden sadece ses benzerlikleri
önemsenir. Örneğin “dost başa, düşman ayağa bakar” atasözüyle başlayan
bir ayakkabı reklamı...
-Patates soğan
satıcılarının bağırmalarını andıran reklamlar vardır bir de. Bir çok
meslektaşım bu tarz reklamlardan seslendirmek zorunda kalmıştır. (E
ben de tabi...)
Ulusal
reklamların kabak tadı veren, saçma sapan klişeleri yok mu? Elbette
var onlara da ayrı bir çalışmada değiniriz artık.
Yerel radyoların
bir de “tiyatrolu”/diyaloglu reklam denemeleri vardır ki evlere
şenlik.
Yerel reklam
verenler reklamlarında; mümkün olduğunca adreslerinin ayrıntılı olarak
anlatılmasını, sattıkları ya da ürettikleri ürünlerinin, yaptıkları
işlerinin, bayilerinin, telefonlarının hepsinin geçmesini, isimlerinin
sık zikredilmesini ve ucuza mal olmasını isterler. Ve işin en kötü
yanı, iki tane bağrın ola birini deşesin dedirten yanı, reklamın uysa
da uymasa da popüler bir müzikle yapılmasını istemeleri. (Bir
zamanlar bir firma sahibi reklamının İstiklal Marşı ile
seslendirilmesini istemişti.)
Diyaloglu
reklamları renk olsun diye yaparlar/yaptırırlar ama diğer
reklamlarından pek farkı olmaz bu çeşit reklamların. Yerel
radyolarda, rol yapacak kişi sayısı yetersiz olduğu için bazen diyalog
kısmında, tanıtımı yapılacak yerin adresini soran kişi, reklamın
sonunda bir de adres ve telefonları okur.
İşte bir örnek ve
parantez içi açıklamalarımız:
-Merhaba Ali.
-Merhaba Veli.
(Adlar illaki söylenecektir.)
-Ali, nereye
böyle acele acele? (Bir şey alınacaksa oraya acele acele
gidilecektir, belki biter.)
-Galeriye
gidiyorum, araba alacağım da Veli. (Demek araba öyle hemen
alınıyor, ekmek alır gibi)
-Hangi galeriye
gidiyorsun Ali? (Araba alacağını söyleyen bir dostunuza nerden
alacağını mı sorarsınız yoksa “yapma ya, ciddi mi, ne alacaksın?” diye
mi sorarsınız?)
-Tabi ki,
Hacısipahioğlu sokak, Et Balık Kurumu Karşısı, İhsaniye Altgeçidi Üstü
Numara: 24/12’deki Tamgaz Oto Galeriye, Veli. (Araba sadece oradan
alınıyormuş demek ki, bu arada Tamgaz Oto Galerinin komşularını da
ayrıntılı olarak öğrenmiş oluyoruz.)
-A ne güzel Ali.
Demek araba almaya Hacısipahioğlu sokak, Et Balık Kurumu Karşısı,
İhsaniye Altgeçidi Üstü Numara: 24/12’deki Tamgaz Oto Galeriye
gidiyorsun. (Adres tekrar edilmelidir, firma istemiştir çünkü, TV
reklamı çektirseydi bu adam, mutlaka kendinin telefonda konuşan bir
görüntüsünün de eklenmesini isterdi.)
-Hadi Veli,
beraber gidelim sana da araba alalım. (Bir selam verdik, araba
almak zorunda kalacağız iyi mi?..)
-A ne güzel
arabayı nerden alacağımızı öğrendik. Haydi gidelim Ali. (Veli
“arabayı almak için gereken parayı nasıl bulacağız diye” sormamalıdır,
zira o başka bir reklamın konusudur. Bu reklam ulusal bir kanalda
yayınlanacak olsaydı ve Veli bu soruyu sorsaydı, Hacısipahioğlu sokak,
Et Balık Kurumu Karşısı, İhsaniye Altgeçidi Üstü Numara: 24/12’deki
Tamgaz Oto Galeri elindeki arabaların parasını bu reklama vermek
zorunda kalacaktı.)
-Tamgaz Oto
Galeri. Adres: Hacısipahioğlu sokak, Et Balık Kurumu Karşısı, İhsaniye
Altgeçidi Üstü Numara: 24/12. ........../...............
Telefonlar:................./...................../................../
Faks:.........................
Cep
telefonu:.......................
Web
site:...........................
Elektronik
posta:.........................
Size bir telefon
kadar yakınız. Amacımız hizmettir.
Bize gelmeden
araba almayın.
Amacımız sadece
eleştirmek, iğnelemek mi; hayır. Birkaç küçük tavsiye de
bulunabiliriz:
Bir reklam
senaryosu yazarken; Firmanın daha önce yayınlattığı reklamları
incelenebilir. Neyin reklâmının yapılacağına iyi karar verilmelidir;
iş yeri mi, ürün mü, sadece isim mi? Aynı veya benzer ürünün diğer
radyo ve TV reklâmlarındaki benzerleri nasıl, ürünün veya iş yerinin
tarihi gelişimi nasıl, rakibi çok mu? Müşterilerin tercih
sebepleri... Bunları göz önünde bulundurmalıyız.
Nisan Kumru |